Hurda Fiyatları Nasıl Belirlenir?
Hurda metal fiyatının çıkış noktası uluslararası borsadır. Bakır, alüminyum, kurşun, çinko, nikel ve kalay Londra Metal Borsası'nda ( LME ) ton başına ABD doları üzerinden işlem görür. Bir kilogram soyma bakırın Türkiye'deki alım fiyatı, o günkü LME bakır kotasyonundan yola çıkar; üzerinden nakliye, işleme, fire ve tesis marjı düşülerek nihai alım fiyatı bulunur. Yani liste fiyatı keyfi bir rakam değil, borsa fiyatından geriye doğru hesaplanan bir sonuçtur.
İkinci belirleyici dolar kurudur. Borsa dolar bazında çalıştığı için Türk lirası fiyat, kotasyon ile USD/TRY kurunun çarpımıdır. Bunun pratik sonucu şudur: LME'de bakır düştüğü halde kur aynı gün daha sert yükselirse TL bazlı hurda fiyatı artabilir, tersi de olur. Borsada metal düşmüş, siz neden aynı fiyatı veriyorsunuz sorusunun cevabı çoğu zaman kurdadır.
Üçüncü etken yurt içi talebidir. Borsa bir taban oluşturur ama asıl alıcı yurt içindeki dökümhane, izabe tesisi ve haddehanelerdir. Bu tesislerin sipariş defteri doluysa hurdaya verilen prim yükselir. Bakım duruşu, uzun tatil dönemi ya da elektrik maliyetindeki artış üretimi yavaşlattığında, borsa fiyatı yerinde dursa bile yurt içi alım fiyatları geriler. Kısacası yurt içindeki arz talep dengesi, çoğu zaman borsa kadar belirleyici olur.
Her Metal Borsada İşlem Görmez
Demir ve çelik hurdasının fiyatı LME'den türemez. Türkiye dünyanın en büyük çelik hurdası ithalatçısı olduğu için yurt içi demir hurda fiyatı, ithal hurda endeksine ( CFR Türkiye HMS 1&2 80:20 ) bağlı hareket eder. Bu yüzden demir hurdasında fiyat, demir dışı metallere göre daha az sıklıkta ama daha büyük adımlarla değişir.
Tungsten ve elmas karbür grubu APT ( amonyum paratungstat ) kotasyonlarına göre fiyatlanır; malzemenin kobalt ve tungsten oranı fiyatı doğrudan değiştirir. Katalitik konvertörde ise ödenen şey metalin ağırlığı değil, içindeki platin, paladyum ve rodyum miktarıdır. Bu iki grup için tek bir kilogram fiyatı vermek teknik olarak mümkün değildir; her ikisinde de analiz gerekir.